Surah Al-Layl

    The Night

    الليل
    Progress1 / 21
    1
    الليل
    وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
    Click to flip

    You've completed Al-Layl!

    Swipe or use ← → keys to navigate, Space to flip

    About Surah Al-Layl

    Al-Layl, the Night, contrasts two kinds of people: the one who gives, is mindful of Allah, and believes in goodness, and the one who is stingy and turns away. It promises ease to the first and hardship to the second, teaching that our choices shape the path that opens before us.

    Two pathsGenerosity versus greedEase and hardshipMindfulness of Allah

    Arabic: Uthmani script (Hafs). Translation: Turkish (Türkçe). Recitation: Mishary Rashid Alafasy. See Sources for full attribution.

    Surah Al-Layl (The Night)

    Surah 92 of the Holy Quran · Meccan · 21 verses

    Also spelled: Al Layl, AlLayl, Layl, The Night, Lail

    Surah Al-Layl (The Night) is the 92th chapter of the Holy Quran. It was revealed in Mecca and contains 21 verses (ayahs). Read it below with the Arabic text, transliteration, and Turkish translation, or open it as interactive flashcards to memorize it verse by verse.

    Read the full surah as text
    1. 92:1

      وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ

      Wallaili izaa yaghshaa

      Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.

    2. 92:2

      وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ

      Wannahaari izaa tajalla

      Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.

    3. 92:3

      وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

      Wa maa khalaqaz zakara wal unthaa

      Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki:

    4. 92:4

      إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ

      Inna sa'yakum lashattaa

      Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.

    5. 92:5

      فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ

      Fa ammaa man a'taa wattaqaa

      Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.

    6. 92:6

      وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ

      Wa saddaqa bil husnaa

      Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.

    7. 92:7

      فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ

      Fasanu yassiruhoo lilyusraa

      Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.

    8. 92:8

      وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ

      Wa ammaa mam bakhila wastaghnaa

      Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.

    9. 92:9

      وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ

      Wa kazzaba bil husnaa

      Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.

    10. 92:10

      فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ

      Fasanu yassiruhoo lil'usraa

      Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.

    11. 92:11

      وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ

      Wa maa yughnee 'anhu maaluhooo izaa taraddaa

      O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.

    12. 92:12

      إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ

      Inna 'alainaa lal hudaa

      Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.

    13. 92:13

      وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ

      Wa inna lanaa lal Aakhirata wal oolaa

      Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.

    14. 92:14

      فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًۭا تَلَظَّىٰ

      Fa anzartukum naaran talazzaa

      Sizi alevler saçan ateşle uyardım;

    15. 92:15

      لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى

      Laa yaslaahaaa illal ashqaa

      Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.

    16. 92:16

      ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

      Allazee kazzaba wa tawallaa

      Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.

    17. 92:17

      وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى

      Wa sa yujannnabuhal atqaa

      Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.

    18. 92:18

      ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ

      Allazee yu'tee maalahoo yatazakkaa

      Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.

    19. 92:19

      وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍۢ تُجْزَىٰٓ

      Wa maa li ahadin 'indahoo min ni'matin tujzaaa

      O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.

    20. 92:20

      إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ

      Illab tighaaa'a wajhi rabbihil a 'laa

      O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.

    21. 92:21

      وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ

      Wa lasawfa yardaa

      Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.