Surah Al-Ghashiyah

    The Overwhelming

    الغاشية
    Progress1 / 26
    1
    الغاشية
    هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ
    Click to flip

    You've completed Al-Ghashiyah!

    Swipe or use ← → keys to navigate, Space to flip

    About Surah Al-Ghashiyah

    Al-Ghashiyah, the Overwhelming, contrasts two faces on the Day of Judgment: the weary, downcast faces of the deniers and the joyful, content faces of the believers in a lofty garden. It then invites reflection on the camel, the sky, the mountains, and the earth, simple signs that point to the Creator.

    Two faces on Judgment DayReward and lossSigns in creationReflection

    Arabic: Uthmani script (Hafs). Translation: Turkish (Türkçe). Recitation: Mishary Rashid Alafasy. See Sources for full attribution.

    Surah Al-Ghashiyah (The Overwhelming)

    Surah 88 of the Holy Quran · Meccan · 26 verses

    Also spelled: Al Ghashiyah, AlGhashiyah, Ghashiyah, The Overwhelming

    Surah Al-Ghashiyah (The Overwhelming) is the 88th chapter of the Holy Quran. It was revealed in Mecca and contains 26 verses (ayahs). Read it below with the Arabic text, transliteration, and Turkish translation, or open it as interactive flashcards to memorize it verse by verse.

    Read the full surah as text
    1. 88:1

      هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ

      Hal ataaka hadeesul ghaashiyah

      Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?

    2. 88:2

      وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ

      Wujoohuny yawma 'izin khaashi'ah

      O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.

    3. 88:3

      عَامِلَةٌۭ نَّاصِبَةٌۭ

      'Aamilatun naasibah

      Zor işler altında bitkin düşmüştür.

    4. 88:4

      تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةًۭ

      Taslaa naaran haamiyah

      Yakıcı ateşe yaslanırlar.

    5. 88:5

      تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍۢ

      Tusqaa min 'aynin aaniyah

      Kızgın bir kaynaktan içirilirler.

    6. 88:6

      لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍۢ

      Laisa lahum ta'aamun illaa min daree'

      Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.

    7. 88:7

      لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍۢ

      Laa yusminu wa laa yughnee min joo'

      Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.

    8. 88:8

      وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاعِمَةٌۭ

      Wujoohuny yawma 'izin naa'imah

      İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.

    9. 88:9

      لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۭ

      Lisa'yihaa raadiyah

      Yaptıklarından hoşnuddurlar.

    10. 88:10

      فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍۢ

      Fee jannatin 'aaliyah

      Yüksek bir cennettedirler.

    11. 88:11

      لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةًۭ

      Laa tasma'u feehaa laaghiyah

      Orada boş söz işitmezler.

    12. 88:12

      فِيهَا عَيْنٌۭ جَارِيَةٌۭ

      Feehaa 'aynun jaariyah

      Orada akan kaynak vardır.

    13. 88:13

      فِيهَا سُرُرٌۭ مَّرْفُوعَةٌۭ

      Feehaa sururum marfoo'ah

      Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.

    14. 88:14

      وَأَكْوَابٌۭ مَّوْضُوعَةٌۭ

      Wa akwaabum mawdoo 'ah

      Yerleştirilmiş kaseler,

    15. 88:15

      وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۭ

      Wa namaariqu masfoofah

      Sıra sıra yastıklar,

    16. 88:16

      وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ

      Wa zaraabiyyu mabsoosah

      Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.

    17. 88:17

      أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ

      Afalaa yanzuroona ilalibili kaifa khuliqat

      Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

    18. 88:18

      وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ

      Wa ilas samaaa'i kaifa rufi'at

      Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

    19. 88:19

      وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ

      Wa ilal jibaali kaifa nusibat

      Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

    20. 88:20

      وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ

      Wa ilal ardi kaifa sutihat

      Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

    21. 88:21

      فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌۭ

      Fazakkir innama anta Muzakkir

      Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.

    22. 88:22

      لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ

      Lasta 'alaihim bimusaitir

      Sen, onlara zor kullanacak değilsin.

    23. 88:23

      إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

      Illaa man tawallaa wa kafar

      Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

    24. 88:24

      فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ

      Fa yu'azzibuhul laahul 'azaabal akbar

      Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

    25. 88:25

      إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ

      Innaa ilainaaa iyaabahum

      Doğrusu onların dönüşü Bize'dir.

    26. 88:26

      ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم

      Summa inna 'alainaa hisaabahum

      Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir.