Surah Al-'Adiyat

    The Coursers

    العاديات
    Progress1 / 11
    1
    العاديات
    وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًۭا
    Click to flip

    You've completed Al-'Adiyat!

    Swipe or use ← → keys to navigate, Space to flip

    About Surah Al-'Adiyat

    Al-'Adiyat, the Coursers, opens with an oath by charging horses and uses the image to expose the ingratitude of the human being toward his Lord, and his intense love of wealth. It reminds the reader that what is hidden in the hearts will be brought out and made known on the Day of Judgment.

    Human ingratitudeLove of wealthWhat hearts concealAccountability

    Arabic: Uthmani script (Hafs). Translation: Turkish (Türkçe). Recitation: Mishary Rashid Alafasy. See Sources for full attribution.

    Surah Al-'Adiyat (The Coursers)

    Surah 100 of the Holy Quran · Meccan · 11 verses

    Also spelled: Al 'Adiyat, Al'Adiyat, Al-Adiyat, Al Adiyat, AlAdiyat, 'Adiyat, Adiyat, The Coursers

    Surah Al-'Adiyat (The Coursers) is the 100th chapter of the Holy Quran. It was revealed in Mecca and contains 11 verses (ayahs). Read it below with the Arabic text, transliteration, and Turkish translation, or open it as interactive flashcards to memorize it verse by verse.

    Read the full surah as text
    1. 100:1

      وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًۭا

      Wal'aadi yaati dabha

      And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;

    2. 100:2

      فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًۭا

      Fal moori yaati qadha

      And olsun kıvılcımlar saçanlara;

    3. 100:3

      فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًۭا

      Fal mugheeraati subha

      Sabah sabah akına çıkanlara;

    4. 100:4

      فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًۭا

      Fa atharna bihee naq'a

      Ve tozu dumana katanlara;

    5. 100:5

      فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا

      Fawa satna bihee jam'a

      Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:

    6. 100:6

      إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌۭ

      Innal-insana lirabbihee lakanood

      İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

    7. 100:7

      وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌۭ

      Wa innahu 'alaa zaalika la shaheed

      Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.

    8. 100:8

      وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ

      Wa innahu lihubbil khairi la shadeed

      Gerçekten mala da pek düşkündür.

    9. 100:9

      ۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ

      Afala ya'lamu iza b'uthira ma filquboor

      İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?

    10. 100:10

      وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ

      Wa hussila maa fis sudoor

      İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?

    11. 100:11

      إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّخَبِيرٌۢ

      Inna rabbahum bihim yauma 'izil la khabeer

      Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır.