Surah Al-Ma'arij

    The Ascending Stairways

    المعارج
    Progress1 / 44
    1
    المعارج
    سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍۢ وَاقِعٍۢ
    Click to flip

    You've completed Al-Ma'arij!

    Swipe or use ← → keys to navigate, Space to flip

    About Surah Al-Ma'arij

    Al-Ma'arij, the Ascending Stairways, describes a Day whose length is immense and the state of people on it. It contrasts the anxious, impatient nature of the human being with the qualities of those who are steady in prayer, give to the needy, guard their trusts, and stand witness to the truth.

    The great DayHuman impatienceSteadfast worshippersGenerosity and trust

    Arabic: Uthmani script (Hafs). Translation: Turkish (Türkçe). Recitation: Mishary Rashid Alafasy. See Sources for full attribution.

    Surah Al-Ma'arij (The Ascending Stairways)

    Surah 70 of the Holy Quran · Meccan · 44 verses

    Also spelled: Al Ma'arij, AlMa'arij, Al-Maarij, Al Ma arij, AlMaarij, Ma'arij, Maarij, Ma arij

    Surah Al-Ma'arij (The Ascending Stairways) is the 70th chapter of the Holy Quran. It was revealed in Mecca and contains 44 verses (ayahs). Read it below with the Arabic text, transliteration, and Turkish translation, or open it as interactive flashcards to memorize it verse by verse.

    Read the full surah as text
    1. 70:1

      سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍۢ وَاقِعٍۢ

      Sa ala saaa'ilum bi'azaa binw-waaqi'

      Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.

    2. 70:2

      لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌۭ

      Lilkaafireen laisa lahoo daafi'

      Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.

    3. 70:3

      مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ

      Minal laahi zil ma'aarij

      Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.

    4. 70:4

      تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍۢ

      Ta'rujul malaaa'ikatu war Roohu ilaihi fee yawmin kaana miqdaaruhoo khamseena alfa sanah

      Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.

    5. 70:5

      فَٱصْبِرْ صَبْرًۭا جَمِيلًا

      Fasbir ssabran jameelaa

      Güzel güzel sabret;

    6. 70:6

      إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًۭا

      Inaahum yarawnahoo ba'eedaa

      Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar.

    7. 70:7

      وَنَرَىٰهُ قَرِيبًۭا

      Wa naraahu qareebaa

      Ama biz onu yakın görmekteyiz.

    8. 70:8

      يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ

      Yawma takoonus samaaa'u kalmuhl

      Gök, o gün, erimiş maden gibi olur.

    9. 70:9

      وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ

      Wa takoonul jibaalu kal'ihn

      Dağlar da atılmış pamuğa döner.

    10. 70:10

      وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًۭا

      Wa laa yas'alu hameemun hameemaa

      Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.

    11. 70:11

      يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ

      Yubassaroonahum; ya waddul mujrimu law yaftadee min 'azaabi yawma'izim bibaneeh

      Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

    12. 70:12

      وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ

      Wa saahibatihee wa akheeh

      Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

    13. 70:13

      وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ

      Wa faseelathil latee tu'weeh

      Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

    14. 70:14

      وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا ثُمَّ يُنجِيهِ

      Wa man fil ardi jamee'an summa yunjeeh

      Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

    15. 70:15

      كَلَّآ ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ

      Kallaa innahaa lazaa

      Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.

    16. 70:16

      نَزَّاعَةًۭ لِّلشَّوَىٰ

      Nazzaa'atal lishshawaa

      Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.

    17. 70:17

      تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ

      Tad'oo man adbara wa tawallaa

      Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.

    18. 70:18

      وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ

      W jama'a fa aw'aa

      Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.

    19. 70:19

      ۞ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا

      Innal insaana khuliqa haloo'aa

      İnsan gerçekten pek huysuz yaratılmıştır:

    20. 70:20

      إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًۭا

      Izaa massahush sharru jazoo'aa

      Başına bir fenalık gelince feryat eder,

    21. 70:21

      وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا

      Wa izaa massahul khairu manoo'aa

      Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder;

    22. 70:22

      إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ

      Illal musalleen

      Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.

    23. 70:23

      ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ

      Allazeena hum 'alaa Salaatihim daaa'imoon

      Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.

    24. 70:24

      وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّۭ مَّعْلُومٌۭ

      Wallazeena feee amwaalihim haqqum ma'loom

      Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.

    25. 70:25

      لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

      Lissaaa 'ili walmahroom

      Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.

    26. 70:26

      وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

      Wallazeena yusaddiqoona bi yawmid Deen

      Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.

    27. 70:27

      وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

      Wallazeena hum min 'azaabi Rabbihim mushfiqoon

      Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.

    28. 70:28

      إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۢ

      Inna 'azaaba Rabbihim ghairu maamoon

      Doğrusu Rablerinin azabından kimse güvende değildir.

    29. 70:29

      وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ

      Wallazeena hum lifuroo jihim haafizoon

      Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.

    30. 70:30

      إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

      Illaa 'alaaa azwaajihim aw maa malakat aymaanuhum fainnahum ghairu maloomeen

      Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.

    31. 70:31

      فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ

      Famanib taghaa waraaa'a zaalika fa ulaaa'ika humul 'aadoon

      Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir.

    32. 70:32

      وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

      Wallazeena hum li amaa naatihim wa 'ahdihim raa'oon

      Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,

    33. 70:33

      وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ

      Wallazeena hum bishahaadaatihim qaaa'imoon

      Şahidliklerini gereği gibi yapanlar,

    34. 70:34

      وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

      Wallazeena hum 'alaa salaatihim yuhaafizoon

      Namazlarına riayet edenler,

    35. 70:35

      أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍۢ مُّكْرَمُونَ

      Ulaaa'ika fee jannaatim mukramoon

      İşte onlar, cennetlerde ikram olunacak kimselerdir.

    36. 70:36

      فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ

      Famaa lil lazeena kafaroo qibalaka muhti'een

      İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?

    37. 70:37

      عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ

      'Anil yameeni wa 'anish shimaali 'izeen

      İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?

    38. 70:38

      أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍۢ

      Ayatma'u kullum ri'im minhum anyyudkhala jannata Na'eem

      Onlardan herbiri nimet bahçesine konulacağını mı umuyor?

    39. 70:39

      كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ

      Kallaaa innaa khalaq nahum mimmaa ya'lamoon

      Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.

    40. 70:40

      فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ

      Falaaa uqsimu bi Rabbil mashaariqi wal maghaaribi innaa laqaadiroon

      Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.

    41. 70:41

      عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًۭا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

      'Alaaa an nubaddila khairam minhum wa maa Nahnu bimasbooqeen

      Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.

    42. 70:42

      فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

      Fazarhum yakhoodoo wa yal'aboo hattaa yulaaqoo yaw mahumul lazee yoo'adoon

      Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.

    43. 70:43

      يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًۭا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍۢ يُوفِضُونَ

      Yawma yakhrujoona minal ajdaasi siraa'an ka anna hum ilaa nusubiny yoofidoon

      Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.

    44. 70:44

      خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

      Khaashi'atan absaaruhum tarhaquhum zillah; zaalikal yawmul lazee kaanoo yoo'adoon

      Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.